English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“S” Words

Silesia
Silezya
silhouette
silüet
Siliana
Silyana
silicate
silikat
silicon
silisyum
Silicon Valley
Silikon Vadisi
silicone
silikon
silicosis
silikozis
Silifke
Silifke
Silistra
Silistre
silk
ipek
Silk Road
İpek Yolu
silkworm
ipek böceği
silky
ipeksi
silky
ipeğimsi
sill
pencere saçaĝı
silly
aptal
silly
saf
silly
şapşal
silo
görür
silovik
silovik
Silvan
Silvan
silver
gümüş
silver
gümüş
silver
gümüş rengi
silver
gümüş
silver birch
adi huş
silver medal
gümüş madalya
silver wattle
gaziye
silver-grey
gümüş rengi
silver-grey
gümüşi
silver-grey
gümüş rengi
silver-grey
gümüşi
silverback
gümüşsırt
silverfish
gümüşçün
silversmith
gümüşçü
Silves
Silves
silviculture
ormancılık
SIM card
Simkart
Simferopol
Simferopol
Simferopol
Akmescit
similar
benzer
similarity
benzerlik
simile
teşbih
simit
simet
simit
simit
Simon says
Yakup dedi ki
simple
basit
simple
sade
simple machine
basit makine
simple past
-di'li geçmiş zaman
simple past
geçmiş zaman
simple past
geçmiş zamanın hikayesi
simpleton
avanak
simpleton
keriz
simpleton
safdil
simplicity
basitlik
simplification
basitleştirme
Simplified Chinese
Basitleştirilmiş Çince
simplify
sadeleştirmek
simplify
sadeleşmek
simply
basitçe
simply
sadece
simply connected
basit bağlantılı
simulate
simule etmek, benzetmek
simulation
benzetim
simulation
simülasyon
simultaneously
aynı anda
sin
günah
sin
vebal
sin
kabahat
sin
suç
sin
günah
sin
günah işlemek
since
beri
since
-den
since
için
since
beri
sincere
samimi
sincere
içten
sincere
kalpten
sincere
yürekten
sincerity
samimiyet
sine qua non
olmazsa olmaz
sine qua non
vazgeçilemez
sinew
sinir
sinew
siŋir
sing
şarkı söylemek
sing
küylemek
sing
ırlamak
Singapore
Singapur
Singaporean
Singapurlu
singer
şarkıcı
singer
şantöz
singer
şantör
singer-songwriter
şarkıcı-söz yazarı
singer-songwriter
şarkıcı-şarkı yazarı
single
tek
single
yegane
single
bütün
single
yekpare
single
tek kişilik
single
bekâr
single
boydak
single bed
tek kişilik yatak
single bed
tekli yatak
single file
tek şeritli
single file
tekli
single file
tek sıra halinde
single file
tekli sıra
single mother
bekar anne
single room
tek kişilik oda
singleton
tek
singleton
tekil kalıp
singleton pattern
tekil kalıp
singular
belirli
singular
spesifik
singular
tek
singular
eşsiz
singular
ünik
singular
üstün
singular
tekil
singular
farklı
singular
tekil
singular
tekil
singular
müfret
singularity
tekillik
Sinhalese
Seylanca
sink
lavabo
sink
batmak
sinkhole
obruk
sinkhole
düden
sinkhole
düden
sinless
günahsız
sinless
suçsuz
sinner
günahkâr
Sinop
Sinop
sinuous
dolambaçlı
sinuous
yılankavi
sinusitis
sinüzit
sip
yudum
sip
yudumlamak
sippy cup
damlatmaz bardak
sir
efendim
sir
komutanım
sir
beyefendi
sir
ağa
sir
efendi
siren
siren
Sirius
Akyıldız