English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“S” Words

such is life
olur böyle şeyler
suchlike
gibi
suchlike
gibi ilgeç
suck
emmek
suck
berbat olmak
suck my cock
yarrağımı ye
suck off
ağzına almak
suck off
oral çekmek
sucker
piç
suckle
emzirmek
suckle
meme vermek
sucrose
sakkaroz
suction cup
vantuz
Sudak
Sudak
Sudan
Sudan
Sudanese
Sudanlı
sudden
ani
suddenly
aniden
suddenly
ansızın
suddenly
birdenbire
suddenly
birden
suddenly
gafleten
sudoku
sudoku
suds
köpük
sue
mahkemeye vermek
Suebi
Sueviler
suede
podösüet
suede
süet
Suez
Süveyş
Suez Canal
Süveyş Kanalı
suffer
acı çekmek
suffer
çekmek
suffer
kötüleşmek
suffer
kötüye gitmek
suffer from
hasta olmak
suffer from
hastalikli
suffer from
çekmek
suffering
azap
sufficiency
yeterlilik
sufficiency
yeterlik
sufficient
yeterli
sufficiently
yeterince
suffix
sonek
suffixation
sonekleme
suffrage
oy hakkı
suffrage
süfraj
suffragette
süfrajet
Sufi
mutasavvıf
Sufi
sufi
Sufism
tasavvuf
sugar
şeker
sugar
şekerlemek
sugar bowl
şeker kasesi
sugar bowl
şekerlik
sugar cane
şeker kamışı
sugar spoon
şeker kaşığı
sugar-free
şekersiz
sugar-sweet
şeker gibi tatlı
sugared
şekerli
Sugarloaf Mountain
Kesmeşeker Dağı
suggest
iddia etmek
suggest
tavsiye etmek
suggest
teklif etmek
suggest
önermek
suggest
teklif etmek
suggest
önermek
suggestion
öneri
suggestion
teklif
suggestive
anımsatıcı
suggestive
davetkâr
suggestively
imalı imalı
suhur
sahur
sui generis
nevi şahsına münhasır
suicide
intihar
suicide
özkıyım
suicide
müntehir
suicide
intihar
suicide attack
intihar saldırısı
suicide bomber
canlı bomba
suicide bomber
intihar bombacısı
suicide note
intihar notu
suit
kostüm
suit
takım elbise
suit
simge
suit
kostüm
suit
yakışmak
suit of armour
zırh
suitable
uygun
suitable
yerinde
suitcase
bavul
suitcase
valiz
sujuk
sucuk
sujuk
cevizli sucuk
sujuk
sucuk
Sukhumi
Sohum
sukun
cezm
sukun
sükûn
Sulawesi
Sulawesi
sulfate
sülfat
sulfite
sülfit
sulfur
kükürt
sulfur dioxide
kükürt dioksit
sulfuric acid
sülfürik asit
sulfurous
kükürtlü
sulk
bir karış surat
sulk
küsmek
sulk
darılmak
sulk
gücenmek
sulk
surat asmak
sulky
asık suratlı
sulphur-crested cockatoo
kükürt taçlı kakadu
sultan
sultan
sultana
sultan
sultana
çekirdeksiz üzüm
sultanate
saltanat
sultanate
sultanlık
sultry
sıcak ve nemli
sum
toplam
sum
yekûn
sum
meblağ
sum
toplam
sum
toplamak
sumac
sumak
Sumatra
Sumatra
Sumer
Sümer
Sumerian
Sümer
Sumerian
Sümerce
Sumerogram
Sümerogram
Sumerologist
Sümerolog
summand
toplanan
summarize
özetlemek
summary
fezleke
summary
özet
summation
toplama
summer
yaz
summerhouse
yazlık
summerhouse
yazlık ev
summertime
yazın
summit
zirve
Sun
Güneş
sun
güneş
sun
güneş
sun
gün
sun
güneş
sun dog
yalancı güneş
sunbath
güneş banyosu
sunbathe
güneşlenmek
sunbathe
güneş banyosu yapmak
sunbather
güneşlenen
sunbed
şezlong