English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“S” Words

space
boşluk
space
boşluk
space
uzay
space
mekan
space
uzam
space
feza
space
uzay
space
uçur
space
alan
space
feza
space
boşluk
space
ara
space
uzay
space
ara
space
yer
space
feza
space agency
uzay ajansı
space bar
boşluk
space frame
uzay çatı
space mission
uzay yolculuğu
space probe
uzay sondası
space satellite
satelit
space satellite
yapay uydu
space science
uzay bilimi
space shuttle
uzay mekiği
space station
uzay istasyonu
space suit
uzay giysisi
space suit
uzay elbisesi
space vehicle
uzay aracı
spacecraft
uzay aracı
spaceship
uzay gemisi
spaceship
uzay aracı
spaceship
atılgan
spacetime
uzayzaman
spade
kürek
spade
bel
spade
maça
spades
maça
spades
pik
spadix
koçan
spadix
spadiks
spaghetti
spagetti
Spain
İspanya
spam
istenmeyen yığın ileti
spam
sürü ileti
spam
çöp ileti
spam
spam
spam
yığın mesaj
spam
spamlemek
spammy
spamcıl
span
karış
span
karışlamak
Spaniard
İspanyol
Spaniard
İspanyalı
spaniel
spanyel
Spanish
İspanyolca
Spanish
İspanyol
Spanish
İspanyolca
Spanish chestnut
kestane
Spanish sparrow
söğüt serçesi
spanner
İngiliz anahtarı
spare
bağışlamak
spare the rod and spoil the child
insan sevdiğine takılırmış
spare tyre
stepne
spark
kıvılcım
spark plug
buji
sparkler
maytap
sparkling wine
köpüklü şarap
sparrow
serçe
Sparta
Sparta
Spartacus
Spartaküs
Spartan
Spartalı
spasm
spazm
spasm
kramp
spasticity
spastisite
spatial
boyutsal
spatial
mekâna ait
spatial
mekânsal
spatial
uzamsal
spatial
uzaya ait
spatial
uzaysal
spatially
uzaysal olarak
spatula
spatula
spatula
mablak
spatula
mablak
spavin
karakuş
spawn
döl
spawn
yumurta
spawn
döl
spawn
nesil
spawn
soy
spawn
zürriyet
spawn
yumurtlamak
spawn
meydana getirmek
spawn
oluşturmak
spawn
ortaya çıkmak
spawn
yumurtlamak
spawn
meydana getirmek
spawn
oluşturmak
spawn
ortaya çıkmak
spawn
durmadan doğurmak
spawn
yumurtlamak
spawn
doğmak
spawn
spawn etmek
spawn
spawn olmak
spawn
spawnlamak
spawn
spawnlanmak
speak
konuşmak
speak
haberleşmek
speak
iletişim kurmak
speak
yazışma
speak of the devil
iti an, çomağı hazırla
speaker
konuşmacı
speaker
hoparlör
speaker
spiker
speaker
sunucu
speaking of
demişken
spear
mızrak
spear
cirit
spear
kargı
spearfish
yelken balığı
spearhead
başı çekmek
spearmint
kıvırcık nane
spearmint
eşek nanesi
special
özel
special
has
special
özel
special administrative region
özel idari bölge
special effect
özel efekt
Special Region of Yogyakarta
Yogyakarta Özel Bölgesi
specialist
mütehassıs
specialist
uzman
species
tür
specific heat
ısınma ısısı
specifically
özellikle
specification
şartname
specious
aldatıcı
specious
yanıltıcı
speckle
benek
spectacle
manzara
spectacle
temaşa
spectacled bear
gözlüklü ayı
spectacles
gözlük
spectacular
muhteşem
spectator
seyirci
spectroscope
spektroskop
spectroscope
tayfölçer
spectrum
tayf
speculative fiction
spekülatif kurgu
speech
konuşma