English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“S” Words

semen
sperm
semen
döl
semen
atmık
semester
sömestir
semester
yarıyıl
Semey
Semey
semi-
yarı
semi-skimmed milk
yarım yağlı süt
semiarid
yarı kurak
semicolon
noktalı virgül
semiconductor
yarı iletken
semifinal
yarı final
semifinal
dömifinal
semifinal
semifinal
semimajor axis
ana eksen
semimajor axis
büyük eksen
seminal
dölsel
seminal
seminal
seminal
kreatif
seminal
yaratıcı
seminal
çığır açıcı
semiotics
göstergebilim
semiotics
semiyotik
semipermeable
seçici geçirgen
semipermeable
yarı geçirgen
semolina
irmik
senate
senato
senator
senatör
send
göndermek
send
yollamak
sender
gönderen
sender
gönderici
Senegal
Senegal
Senegalese
Senegalli
sengi
fil faresi
senile
bunak
senior
yaşça büyük
senior
kıdemli
sennit
salmastra
sensation
his
sensation
duygu
sensation
duyu
sensation
sansasyon
sense
duyu
sense
algı
sense
idrak
sense
aklıselimlik
sense
sağduyu
sense
anlam
sense
deme
sense
valör
sense
mana
sense
anlam
sense
yetenek
sense
yeti
sense
algılamak
sense
duyumsamak
sense of humour
espri anlayışı
sense of humour
mizah anlayışı
senseless
baygın
sensible
makul
sensible
akla yatkın
sensible
akıllı
sensible
akıllıca
sensible
işe yarar
sensible
işlevsel
sensible
kullanışlı
sensible
dişe dokunur
sensible
duygun
sensible
gözle görülür
sensible
hissedilir
sensible
duygun
sensible
dişe dokunur
sensible
gözle görülür
sensible
hissedilir
sensible
ayırdında
sensible
farkında
sensitive
duyarlı
sensitive
alıngan
sensitive
darılgan
sensitive
hassas
sensitive
ince
sensitive
nazik
sensitive plant
küseğen
sensitive plant
küskün
sensitive plant
küstüm otu
sensor
sensör
sensor
duyarga
sensorial
duyumsal
sensorial
duyusal
sensory
duyumsal
sensory
duyusal
sensual
sensüel
sentence
hüküm
sentence
hüküm
sentence
karar
sentence
yargı
sentence
hüküm
sentence
ceza
sentence
vecize
sentence
cümle
sentence
tümce
sentence
ahkam
sentence
hüküm
sentence
hüküm giydirmek
sentence
hüküm vermek
sentence
mahkum etmek
sentimental
duygusal
sentimental
santimantal
sentimental
romantik
sentimentalism
santimantalizm
sentimentality
duygusallık
sentimentality
santimantalite
sentinel
nöbetçi
sentinel
gözcü
sentinel
koruyucu
sentinel
sembol
sentinel
simge
sentry
nöbetçi
sentry
gözcü
Seoul
Seul
sepal
çanak yaprak
separate
ayrı
separate
-den ayrı
separate
ayırmak
separate
bölmek
separately
ayrı ayrı
separatism
ayrılıkçılık
separatist
ayrılıkçı
separatist
ayrılıkçı
sepia
sepya
sepoy
sepoy
sepsis
sepsis
September
eylül
September
verim ayı
September
öğrüm
septic tank
foseptik
septic tank
lağım çukuru
septicemia
septisemi
sepulchre
kabir
sepulchre
türbe
sequence
dizi
sequence
sekans
sequential
sekansiyel
sequester
ayırmak
sequester
tecrit etmek
sequin
sikke
sequin
payet
seraglio
saray
Serb
Sırp