English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“D” Words

deliciousness
lezzet
deliciousness
lezzetlilik
delight
sevinç
delight
mutluluk
delight
neşe
delighted
memnun
delighted
çok hoşnut
delineate
resmetmek
delineate
betimlemek
delineate
tarif etmek
delineate
tasvir etmek
delirious
sayıklayan
delirious
çılgına dönmüş
delirious
delice
delirium
deliriyum
delirium
sayıklama
delivery
teslimat
deliveryman
kurye
Delphi
Delfi
delta
delta
Deluge
Tufan
deluge
tufan
delusion
delüzyon
delusion
vehim
delusional
hayalî
delusional
kuruntulu
delusional
sarıntılı
delusional
vesveseli
demagogue
demagog
demand
talep
demand
talep
demand
istek
démarche
protesto notası
dementia
demans
Demeter
Demeter
Demetrius
Demeter
demigod
yarıtanrı
demijohn
damacana
demo-
demo-
demobilization
terhis
democracy
demokrasi
democracy
el erki
democracy
demokrasi
democrat
demokrat
democratic
demokratik
Democratic People's Republic of Korea
Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti
Democratic Republic of the Congo
Demokratik Kongo Cumhuriyeti
Democratic Republic of Timor-Leste
Demokratik Doğu Timor Cumhuriyeti
democratic socialism
demokratik sosyalizm
Democratic Socialist Republic of Sri Lanka
Demokratik Sosyalist Sri Lanka Cumhuriyeti
democratism
halkçılık
democratization
demokratikleşme
democratization
demokratizasyon
democratize
demokratikleştirmek
demographic
demografik
demography
demografi
demoiselle crane
telli turna
demolish
yıkmak
demon
iblis
demon
cin
demon
şeytan
demon
demon
demonology
demonoloji
demonology
iblis bilimi
demonstration
gösteri
demonstration
protesto
demonstrative pronoun
işaret zamiri
demonym
demonim
demoralize
demoralize etmek
demoralize
moralini bozmak
demyelinating
demiyelinizan
demyelination
demiyelinizasyon
den
in
den
sofa
den
in
denatured alcohol
ispirto
denazification
denazifikasyon
dendrochronology
dendrokronoloji
dendrology
dendroloji
dengue
dang humması
denial
inkar
denial
değilleme
denial of pregnancy
gebelik reddi
denial of pregnancy
hamilelik reddi
denier
inkârcı
denier
münkir
denigrate
kötülemek
denigrate
küçümsemek
denigrate
karalamak
denigrate
aşağılamak
denigrate
iftira etmek
denigrate
kara çalmak
denigrate
karalamak
denigrate
siyahlatmak
denim
blucin
denim
denim
denim
kot
denizen
sakin
Denizli
Denizli
Denmark
Danimarka
Denmark-Norway
Danimarka-Norveç
Dennis
Deniz
denomination
adlandırma
denomination
denominasyon
denominator
payda
dense
yoğun
dense
kalın
dense
sık
density
yoğunluk
density function
yoğunluk fonksiyonu
dent
göçük
dent
oyuk
dent
çökme
dental calculus
diş taşı
dental calculus
kefeki
dental calculus
tartar
dental caries
diş çürüğü
dental floss
diş ipi
denticity
dişlilik
dentist
dişçi
dentist
diş tabibi
dentist
diş doktoru
dentist
diş hekimi
denude
çıplaklaştırmak
deny
inkâr etmek
deodorant
deodorant
deontology
deontoloji
deoxyribonucleic acid
deoksiribonükleik asit
department
bölüm
department
şube
department store
büyük mağaza
dependable
güvenilir
dependable
itimada şayan
dependable
itimat edilir
dependency injection
bağımlılık enjeksiyonu
dependency injection
dependency injection
dependent
bağımlı
dependent
bağlı
dependent
bağımlı
dependent variable
bağımlı değişken
depict
tasvir etmek
deplorable
acınacak durumda
deplorable
acınacak halde
deplorable
içler acısı
deployment
konuşlanma
deployment
savaş düzeni alma
deployment
dağıtım
deployment
teslimat
depolymerization
depolimerizasyon
deport
sınırdışı etmek