English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“E” Words

expropriation
zor alım
expulsion
kovma
expulsion
kovulma
extend
genişletmek
extend
uzatmak
extend
uzatmak
extensible
uzatılabilir
extensible
uzayabilir
extension cord
uzatma kablosu
exterior
hariciye
exterminate
kökünü kurutmak
extinct
söndürülmek
extinguish
söndürmek
extinguish
öçürmek
extol
yüceltmek
extortion
şantaj
extortion
haraç
extra
ilave
extra time
uzatma
extractivism
hafriyatçılık
extractor hood
davlumbaz
extractor hood
mutfak aspiratörü
extracurricular
müfredat dışı
extramarital
evlilik dışı
extramarital
gayrimeşru
extranet
dış ağ
extraordinary
olağanüstü
extraordinary
fevkalade
extraordinary
harikulade
extrasensory perception
duyular-dışı algılama
extrasensory perception
duyular-dışı idrak
extraterrestrial
uzaylı
extraterrestrial
dünya dışı
extraterrestrial
uzaylı
extremism
aşırılık
extremism
ekstremizm
extremum
ekstremum
extremum
ekstremum nokta
exultation
sevinç
eyalet
eyalet
eye
göz
eye
göze girmek
eye for an eye
göze göz
eye movement desensitization and reprocessing
göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme
eye shadow
far
eye shadow
göz farı
eye socket
göz çukuru
eye-catching
göz alıcı
eye-catching
çekici
eye-to-eye
göz göze
eyeball
göz yuvarı
eyeball
göz küresi
eyeball
göz yuvan
eyeblink
göz kırpma
eyeblink
an
eyebrow
kaş
eyebrow pencil
kaş kalemi
eyedrop
göz damlası
eyelash
kirpik
eyelashed
kirpikli
eyeless
gözsüz
eyeless
kör
eyelid
göz kapağı
eyelid
gözkapağı
eyeliner
aylaynır
eyeliner
eyeliner
eyepiece
mercek
eyepiece
oküler
eyesight
görme
eyesight
görüş
eyewitness
görgü tanığı
ezafe
izafet
Ezra
Üzeyir