English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“F” Words

fishball
balık köftesi
fishbone
kılçık
fisher
balıkçı
fisher
balıkçı sansar
fisherman
balıkçı
fisherwoman
balıkçı
fishery
balıkçılık
fisheye lens
balıkgözü objektif
fishing
balıkçılık
fishing
balık tutma
fishing cat
balıkçı kedi
fishing ground
balıklava
fishing line
misina
fishing net
balık ağı
fishing pole
olta
fishing rod
olta kamışı
fishing rod
olta
fishless
balıksız
fishmonger
balıkçı
fishmonger's
balık pazarı
fishweir
dalyan
fissure
çatlak
fissure
yarık
fissure
fissür
fist
yumruk
fist
yumruklamak
fisting
yumruklama
fistula
fistül
fistula
akarca
fit
uymak
fit
uydurmak
five
beş
five hundred
beş yüz
five thousand
beş bin
five-by-five
beşte beş
fivefold
beşli
fix
onarmak
fix
düzeltmek
fix
tamir etmek
fixated
takık
fixated
takıntılı
fixed
değişmez
fixed
sabit
fixed point
sabit noktalı
fjord
fiyort
flag
bayrak
flag
sancak
flag
liva
flag carrier
bayraktar
flagellum
kamçı
flagellum
flagellum
flagpole
bayrak direği
flagrant
meşhut
flagship
amiral gemisi
flagship
bayrak gemisi
flail
gürz
flake
pul
flake
kar tanesi
flamboyant
abartılı
flamboyant
gösterişli
flamboyant
havalı
flamboyant
ateş ağacı
flame
alev
flame
yalın
flame
ateş kırmızısı
flame
flame atmak
flame
flame yapmak
flame
flamelemek
flamenco
flamenko
flamethrower
alev makinesi
flamingo
flamingo
flamingo
Flaman kuşu
flamingo
allı turna
Flanders
Flaman Ovası
flank
böğür
flap
çırpmak
flap
dalgalanmak
flapjack
yulaf macunu
flare
işaret ışığı
flare-up
hiddet
flare-up
parlayıverme
flare-up
patlama
flare-up
tutuşma
flare-up
ânî alevlenme
flare-up
ânî öfke
flash drive
USB bellek
flash drive
USB çubuk
flash drive
bellek aygıtı
flash drive
flash disk
flash drive
flaş sürücüsü
flash drive
hafıza ünitesi
flash in the pan
saman alevi
flashlight
el feneri
flashlight
fener
flat
düz
flat tyre
patlak lastik
flat-earth
düz dünya
flat-earther
düz dünyacı
flatbread
yufka
flatmate
ev arkadaşı
flatten
yasmak
flatterer
yaltak
flattery
sırnaşma
flattery
yağcılık
flatus
flatulans
flatus
flatus
flatweed
domuz otu
flatworm
yassı solucan
flautist
flütçü
flavor
çeşni
flavor
lezzetlendirmek
flavor
tatlandırmak
flavorless
lezzetsiz
flavorless
sası
flavorless
tatsız
flavorsome
çeşnili
flaw
çatlak
flaw
çizik
flaw
hata
flaw
kusur
flawed
kusurlu
flawless
kusursuz
flawlessly
kusursuzca
flax
keten
flaxseed oil
bezir
flay
yüzmek
flea
pire
flea market
bitpazarı
flea market
bit pazarı
flechette
fleşet
flee
kaçmak
fleece
yapağı
fleet
filo
fleet
donanma
Fleming
Flaman
Flemish
flamandaca
flesh
et
flesh
deri
flesh fly
et sineği
fleshy
etsi
fleshy
balıketli
fleshy
besili
fleshy
dolgun
fleshy
etine dolgun
fleshy
etli
fleshy
etli butlu
fletcher
okçu
flex
esneklik
flexibility
esneklik
flexibility
elastikiyet