English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“L” Words

localization
yerini tayin etme
localize
mahallîleştirmek
localize
yerelleştirmek
localize
yerlileştirmek
localizer
lokalizer
locate
yerleştirmek
location
konum
location
yer
location
lokasyon
locative case
bulunma durumu
locative case
-de hâli
locative case
bulunma hâli
lock
kilit
lock
kilitlemek
lockdown
kapanma
lockdown
karantina
lockdown
sokağa çıkma kısıtlaması
locked
kilitli
locked
kitli
locked-in syndrome
locked-in sendromu
locker
dolap
locket
madalyon
locking
kilitleme
lockout
lokavt
locksmith
çilingir
locksmith
anahtarcı
locomotive
lokomotif
locust
çekirge
Lodz
Łódź
log
kütük
log
tomruk
log
kütük
log in
giriş yapmak
log out
çıkış yapmak
logarithm
logaritma
logbook
seyir defteri
logbook
gemi jurnali
logbook
kütük
logbook
ruhsat
logbook
trafik belgesi
logger
ormancı
logging
günlük tutmak
logic
mantık
logic
eseme
logic
mantık
logic programming
mantık programlama
logic programming
mantıksal programlama
logical
lojik
logistics
lojistik
logo
logo
logo
logolar
Logos
deyi
Logos
logos
logos
deyi
logos
logos
logothete
loğofet
logy
loji
loin
bel
loin
fileto
loin
kontrfile
loincloth
peştamal
Loire
Loire
loiter
ağır davranmak
loitering
ağır davranma
lokma
lokma
lollipop
lolipop
Lom
Lomlar
Lombard
Langobartça
Lombardy
Lombardiya
London
Londra
London
London
London
Londra
Londoner
Londralı
Londonian
Londralı
lone wolf
yalnız kurt
loneliness
yalnızlık
lonely
yalnız
lonely
gariban
lonely
garip
lonely
kimsesiz
lonely
yapayalnız
lonely
tenha
lonely
yalnız
lonely
gariban
lonely
garip
lonely
kimsesiz
lonely
yapayalnız
loner
soliter
loner
yalnız
long
uzun
long
uzun
long absent, soon forgotten
gözden ırak olan gönülden de ırak olur
long ago
eskiden
long ago
uzun zaman önce
long ago
zamanında
long COVID
uzun COVID
long jump
uzun atlama
long live
yaşa
long live
yaşasın
long live
çok yaşa
long pepper
darülfülfül
long pepper
uzun biber
long story short
uzun lafın kısası
long story short
velhasıl
long story short
velhasılıkelam
long time no see
görüşmeyeli uzun zaman oldu
long-distance
uzun mesafe
long-distance
uzak mesafe
long-eared owl
kulaklı orman baykuşu
long-legged
uzun bacaklı
long-legged buzzard
kızıl sardoğan
long-legged buzzard
kızıl şahin
long-range
uzun erim
long-range
uzun menzilli
long-tailed jaeger
uzunkuyruklu korsanmartı
long-term
uzun vadeli
long-term
etraflıca
longevity
ömürlülük
longing
hasret
longing
özlem
longitude
boylam
longship
uzun gemi
Longyearbyen
Longyearbyen
loofah
lif
look
bakış
look
bakma
look
görünüş
look
görüntü
look
görünüm
look
bakış
look
bakmak
look
görünmek
look after
bakmak
look after
göz kulak olmak
look at
bakmak
look for
aramak
look forward to
dört gözle beklemek
look forward to
iple çekmek
look up
yukarı bakmak
look up
bakmak
look up to
hayranlık duymak
look up to
örnek almak
lookalike
aynısının tıpkısı
lookalike
eş be eş
lookalike
tıpatıpı
lookout
gözcü
looks
dış görünüş
loom
alet
loom
araç
loom
dokuma tezgahı