English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“N” Words

natural
doğal
natural
natürel
natural
tabii
natural child
gayrimeşru çocuk
natural gas
doğal gaz
natural history
doğa tarihi
natural killer cell
doğal katil hücre
natural killer cell
doğal öldürücü hücre
natural language
doğal dil
natural language
tabii lisan
natural law
tabiat kanunu
natural number
doğal sayı
natural number
sayma sayısı
natural resource
doğal kaynak
natural science
doğa bilimleri
natural scientist
doğa bilimci
natural selection
doğal seçilim
natural selection
natürel seleksiyon
nature
tabiat
nature
doğa
naughtiness
yaramazlık
naughty
yaramaz
naughty
bacaksız
naughty
haylaz
naughty
haşarı
naughty
yaramaz
naughty
çapkın
Naupactus
İnebahtı
Nauru
Nauru
Nauruan
Naurulu
nausea
mide bulantısı
nausea
iğrenmek
naut
not
nautical mile
deniz mili
nautilus
notilus
Navajo
Navahoca
naval base
deniz üssü
Navalny
Navalni
Navarre
Navarra
Navarrese
Navarralı
nave
kilise ortası
nave
dülek
nave
poyra
navel
göbek
navel
göbek deliği
navigation
navigasyon
navigation
yolbul
Navoiy
Nevai
navy
karagök
navy
koyu gökçe
navy
lacivert
navy
bahriyeli
navy
denizci
navy
donanma
navy
bahriye
navy
bahriye
navy
donanma
navy
karagök
navy
koyu gökçe
navy
lacivert
navy blue
lacivert
NAWA
KABA
Naxos
Nakşa
nay
daha doğrusu
Naypyidaw
Naypyidaw
Nazareth
Nasıra
Nazi
Nazi
Nazism
Nazizm
Neapoli
Lapçişte
Neapoli
Nasliç
Neapolitan
napoliten
near
yakın
near
yakın
near
yakınında
Near East
Yakın Doğu
nearly
neredeyse
nearly
hemen hemen
nearsightedness
miyop
neat
muntazam
neat
temiz
neat
katkısız
Nebraska
Nebraska
nebula
nebula
necessary
gerekli
necessary
lazım
necessary
elzem
necessitate
zorunlu kılmak
necessity
zorunluluk
necessity
gereklilik
necessity
ihtiyaç
necessity
lüzum
necessity
gereklilik
necessity
zorunluluk
neck
boyun
neck
boğaz
neck
yaka
neckerchief
fular
necklace
kolye
necklace
gerdanlık
neckless
boğazsız
necktie
kravat
necktie
boyunbağı
necrocracy
nekrokrasi
necromancy
nekromansi
necrophile
nekrofil
necrophile
ölü sevici
necropolis
nekropol
necrosis
nekroz
nectar
nektar
nectar
bal özü
nectarine
nektarin
need
gereksinim
need
ihtiyaç
need
gereklilik
need
eksik
need
gereksinmek
need
gereksinim duymak
need
gerekmek
need
gereksinimi olmak
need
ihtiyacı olmak
need
ihtiyaç duymak
need
-malı
need
-meli
need
gerekmek
need
lazım olmak
need
zorunda olmak
needle
ibre
needle
iğne
needle in a haystack
samanlıkta iğne
needle lace
oya
needlecase
iğnelik
needlefish
zargana
needless
boşuna
needless
gereksiz
needless
lüzumsuz
needy
fakir
needy
muhtaç
needy
yoksul
negative
negatif
negative
eksi
negative
olumsuz
negative
menfi
negative
negatif
negative
olumsuz
negative number
eksi sayı
negative number
negatif sayı
negativity
negatiflik
negativity
olumsuzluk
Negev
Necef Çölü
neglect
ihmal etmek