English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“U” Words

United Nations
Birleşmiş Milletler
United Nations General Assembly
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu
United States
Birleşik Devletler
United States of America
Amerika Birleşik Devletleri
United States of America
Amerika
United States of America
Birleşik Devletler
United States Virgin Islands
ABD Virjin Adaları
unity
birlik
universal
evrensel
universal
evrensel
universal
çok amaçlı
universal quantifier
evrensel niceleyici
Universe
evren
universe
evren
universe
kâinat
universe
uzay
universe
cihan
university
üniversite
university
darülfünun
Unix
Unix
unjust
adaletsiz
unkempt
bakımsız
unkempt
dağınık
unkempt
pejmürde
unknowable
bilinmez
unknown
bilinmez
unknown
bilinmeyen
unknown
meçhul
unknown
değişken
unleaded
kursunlu
unlearn
unutmak
unleavened
mayasız
unleavened bread
mayasız ekmek
unless
-mezse
unlicensed
lisanssız
unlimited
sonsuz
unlimited
süresiz
unlimited
sınırsız
unlived
yaşanmamış
unlock
açmak
unlock
kilidini açmak
unlucky
uğursuz
unmanned
insansız
unmask
Birisinin maskesini düşürmek
unmatched
benzersiz
unmatched
emelsiz
unmatched
rakipsiz
unnamed
adsız
unnamed
isimsiz
unnecessary
boş yere
unnecessary
gereksiz
unnecessary
lüzumsuz
unneeded
gereksiz
unneeded
istenmeyen
unneeded
kullanılmayan
unneeded
lüzumsuz
unobtrusive
göze çarpmayan
unobtrusively
sessiz sedasız
unobtrusively
çaktırmadan
unoccupied
oturulmayan
unoccupied
boş
unoccupied
boşta gezen
unoccupied
işsiz
unoccupied
işgal edilmemiş
unofficial
gayrı resmi
unofficial
gayriresmi
unorthodox
alışılmamış
unorthodox
gelenek dışı
unpack
boşaltmak
unpainted
boyasız
unpaired
taykeş
unparalleled
benzersiz
unparalleled
eşşiz
unpleasant
nahoş
unpleasant
sevimsiz
unpleasant
tatsız
unpleasant
çirkin
unprecedented
emsali olmayan
unprecedented
emsalsiz
unprecedented
görülmemiş
unproved
kanıtlanmamış
unpublished
açıklanmamış
unpublished
basılmamış
unpublished
yayımlanmamış
unpublished
yayınlanmamış
unquestionably
kuşkusuz
unquestionably
şüphesiz
unreachable
ulaşılmaz
unreachable code
erişilmez kod
unreal
gerçek dışı
unreliable
güvenilmez
unreliable narrator
güvenilmez anlatıcı
unrequited love
karşılıksız aşk
unrequited love
platonik aşk
unscrupulous
vicdansız
unscrupulous
ahlaksız
unscrupulous
terbiyesiz
unsearchable
aranamaz
unseen
görünmez
unselectable
seçilemez
unselfish
özverili
unsigned
imzasız
unskilled
beceriksiz
unskilled
yeteneksiz
unsold
satılmamış
unsolicited
istenmemiş
unsolicited
istenmeyen
unstoppable
durdurulamaz
unsuccessful
başarısız
unsuccessfulness
başarısızlık
unsugared
şekersiz
unsynchronised
asenkron
unsynchronised
uyumsuz
untenable
müdafaası imkânsız
untenable
savunulamaz
unthinkable
düşünülemez
unthinkable
düşünülemez
unthinkable
kavranılamaz
untie
çözmek
untie
çözülmek
until
kadar
until
dek
until the cows come home
eşek sudan gelene kadar
untitled
unvansız
unto
doğru
unto
kadar
untraceable
izi sürülemez
untrained
eğitimsiz
untrue
asılsız
unusual
alışılmadık
unusual
olağandışı
unwanted
istenmeyen
unwatchable
izlenemez
unwilling
gönülsüz
unwilling
hevessiz
unwilling
isteksiz
unwillingness
gönülsüzlük
unwind
gevşemek
unwind
rahatlamak
unwind
çözmek
unwinnable
kazanması imkânsız
up
yukarı
up
yukarıya
up against the wall
köşeye sıkışmak
up quark
yukarı kuark
up to here
boğazına kadar
up to here
gırtlağına kadar
up-to-date
güncel
up-to-date
aktüel
upbeat
vurgusuz tempolu