English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“A” Words

acai
acai üzümü
acai
acai meyvesi
acalculia
akalkuli
Acapulco
Acapulco
acarology
akaroloji
accelerate
hızlandırmak
accelerate
hızlanmak
accelerate
ivmelenmek
accelerate
hızlanmak
accelerate
ivmelenmek
accelerated
ivmelendirilmiş
acceleration
ivme
acceleration
hızlanma
accelerationism
akselerasyonizm
accent
tonlama
accent
vurgu
accent
aksan
accent
şive
accent
vurgulamak
accentuate
vurgulamak
accentuation
vurgulama
accept
kabul etmek
acceptable
kabul edilebilir
acceptable
makbul
acceptable
uygun
acceptance
kabul
acceptance
akseptans
access
erişim
accessibility
ulaşılabilirlik
accessible
erişilebilir
accessible
kolay anlaşılan
accessible
kolayca anlaşılır
accession
katılım
accession
artma
accession
göreve gelme
accession
tahta çıkma
accessory
aksesuar
accessory fruit
aksesuar meyve
accessory fruit
sözde meyve
accessory fruit
yalancı meyve
accident
kaza
accipitrid
atmacagiller
acclaimed
alkışlanan
acclaimed
tezahür edilen
accommodate
birbirine uygun kılmak
accommodate
düzenlemek
accommodate
kalacak yer sağlamak
accommodate
kalacak yer vermek
accommodate
tanzim etmek
accommodate
uydurmak
accommodate
düzenlemek
accommodate
uydurmak
accommodate
uyum sağlamak
accommodate
alışmak
accommodating
yardımsever
accommodating
uysal
accommodating
uyumlu
accompaniment
eşlik
accompany
eşlik etmek
accomplice
suç ortağı
accordance
uygunluk
accordance
uyum
according to
göre
according to plan
plana göre
accordion
akordiyon
accordion
akordeon
account
hesap
accountant
muhasebeci
accountant
muhasip
accountant
sayman
accountant
muhasebeci
accoutred
donanımlı
accoutred
teçhizatlı
Accra
Akra
accreditation
akreditasyon
accreditation
onay
accreditation
tastik
accretion
yığılma
accumulator
akü
accumulator
akümülatör
accurate
kesin
accurate
dakik
accurate
hassas
accusation
suçlama
accusation
itham
accusative
suçlayıcı
accusative
-i hâli
accusative
aküzatif
accusative
belirtme
accuse
suçlamak
accused
sanık
accused
davalı
accused
zanlı
accustomed
alışkın
ace
as
ace of diamonds
karo as
ace of spades
maça ası
Aceh
Açe
Acehnese
Açece
Acemoglu
Acemoğlu
acerbity
burukluk
Aceso
Akeso
acetal
asetal
acetaminophen
parasetamol
acetic acid
asetik asit
acetify
ekşimek
acetone
aseton
acetonitrile
asetonitril
acetyl
asetil
Achaea
Ahaya
Achaemenes
Hahameniş
Achaemenid
Hahameniş
Achaemenid
Hahamenişi
ache
ağrı
ache
acı
ache
ağrımak
ache
acımak
acheful
ağrılı
acheful
sancılı
achene
aken
achievement
başarım
Achilles
Aşil
Achilles tendon
Aşil tendonu
achondroplasia
akondroplazi
achoo
hapşu
achromatin
akromatin
achromatopsia
akromatopsi
aciclovir
asiklovir
acicular
asiküler
acicular
iğnemsi
acicular
asiküler
acicular
sivri
acid
asit
acid rain
asit yağmuru
acidic
asidik
acidity
asidiklik
acidity
ekşilik
acidity
asidite
acidity
ekşilik
acidity
ekşilik
acidosis
asidoz
acknowledge
kabul etmek
acne
akne
acolyte
rahip yardımcısı
aconite
kurtboğan
acorn
palamut
acorn
meşe palamudu
acorn woodpecker
meşe palamudu ağaçkakanı
acoustic guitar
akustik gitar
acquaintance
aşina