English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“A” Words

acquaintance
tanıdık
acquire
edinmek
acquire
kazanmak
acquired immune deficiency syndrome
edinilmiş bağışıklık eksikliği sendromu
acquisition
edinim
acquit
suçsuz bulmak
acquit
muaf tutmak
acquit
ödemek
acquit
aklamak
acquit
tenzih etmek
acquit
aklamak
acquit
beraat ettirmek
acquit
suçsuz bulmak
Acre
Akka
acrid
acı
acrid
aşındırıcı
acrimony
burukluk
acrimony
dargınlık
acrobat
akrobat
acrobat
cambaz
acrobatics
akrobasi
acromegaly
akromegali
acronym
akronim
acrophobia
akrofobi
acrophobia
yükseklik korkusu
acropolis
akropolis
act
yasa
act
perde
act of God
kader
acting
oyunculuk
actinium
aktinyum
action
eylem
action
fiil
action
aksiyon
action
amel
action
aksiyon
action
münasebet
action at a distance
uzaktan etki
actions speak louder than words
ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz
actions speak louder than words
lafla peynir gemisi yürümez
activate
etkinleştirmek
activation
aktivasyon
activation energy
aktivasyon enerjisi
activation function
aktivasyon fonksiyonu
active
aktif
active
faal
active
etken
active
aktif
active
etkin
active
faal
active
aktif
active
etkin
active galactic nucleus
etkin galaktik çekirdek
active listening
aktif dinleme
active participle
aktif mastar
active participle
aktif ortaç
active participle
aktif sıfat-fiili
active power
aktif güç
active transport
aktif taşıma
activism
aktivizm
activism
etkincilik
activism
eylemcilik
activist
aktivist
activist
eylemci
activist
etkinci
activities of daily living
günlük yaşam aktiviteleri
activity
aktivite
activity
faaliyet
activity
aktivite
activity
etkinlik
actor
oyuncu
actor
aktör
actor
aktris
actress
aktris
actual
asıl
actual
esas
actual
gerçek
actual
hakiki
actual
aktüel
actual
güncel
actual
şimdiki
actuality
gerçeklik
actually
aslında
actuary
aktüer
acupuncture
akupunktur
acute
keskin
acute
dar
acute accent
tiz vurgu
acute angle
dar açı
acute triangle
dar açılı üçgen
acylation
asilasyon
acylation
asilleşme
AD
MS
ad hoc
ad hoc
Adam
Adem
Adam
Âdem
Adam and Eve
Adem ile Havva
Adam and Eve
Adem ve Havva
Adam and Eve
Adem'le Havva
Adam's apple
boğurdak
Adam's apple
âdemelması
Adam's needle
avize ağacı
Adana
Adana
Adapazarı
Adapazarı
adapt
uygun
adapt
adapte
adapt
uydurmak
adapt
adapte etmek
adapt
adapte olmak
adapt
uymak
adapt
uyum sağlamak
adapt
uyarlamak
adaptable
uyumlu
adaptation
adaptasyon
adaptation
alışma
adaptation
intibak
adaptation
uyum
adapter
adaptör
adapter
priz adaptörü
adaptiveness
uyumluluk
add
eklemek
add fuel to the fire
ateşe körükle gitmek
add up
birikmek
add-on
eklenti
addend
toplanan
adder
engerek
adder's tongue
yılandili
addict
bağımlı
addict
müptela
addict
düşkün
addict
müptela
addict
tutkun
addicted
bağımlı
addicted
düşkün
addiction
bağımlılık
addiction
iptila
addiction
düşkünlük
addiction
tutku
addictive
alışkanlık yapan
Addis Ababa
Addis Ababa
address
hitap
address
adres
address
unvan
address
başvuru
address
konuşma
address
hitabe
address
söylev
address
tarz
address
beceri
address
hüner