English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“C” Words

complacency
rehavet
complaint
yakınma
complaint
şikayet
complement
tümleç
complement
tamamlamak
complement
tamamlama
complement
tekmil
complement
tekmil etmek
complete
tamam
complete
eksiksiz
complete
tamamlamak
completely
tamamen
completeness
bütünlük
completion
tamamlama
complex
karmaşık
complex number
karmaşık sayı
complex number
kompleks sayı
complexity
karmaşıklık
complexity
kompleksite
complexity
karmaşık
complexity
karmaşıklık
compliance
uyma
compliant
itaatkâr
compliant
uysal
compliant
uyan
compliment
iltifat
compliment
övgü
compliment
kompliman
compliment
iltifat etmek
complimentary
bedava
complimentary
iltifatkar
complimentary
mültefit
comply
riayet etmek
comply
uymak
component
bileşen
component
parça
compose
bestelemek
composer
besteci
composer
bestekar
composer
besteci
composer
kompozitör
composite number
bileşik sayı
composition
bileşim
composition
terkip
composition
bileşme
composition
terekküp
composition
terkip
composition
kompozisyon
compost
kompost
compound
karışım
compound
bileşim
compound bow
makaralı yay
compound eye
petek göz
compound word
birleşik kelime
compound word
birleşik sözcük
comprehend
anlamak
comprehend
idrak etmek
comprehend
kavramak
comprehensibility
anlaşılabilirlik
comprehensibility
anlaşılırlık
comprehensible
anlaşılabilir
comprehension
anlayış
comprehension
fehim
comprehensive
kapsamlı
comprehensive
kapsayici
comprehensive
şamil
comprehensive
şümullü
compressed air
basınçlı hava
compressed air
tazyikli hava
compression
deriştirme
compression
sıkıştırma
compression
kompresyon
compression
sıkıştırma
compromise
ödün
compromise
uzlaşma
compromise
taviz
compromise
anlaşmak
compromise
ara bulmak
compromise
uzlaşmak
compromise
tehlikeye atmak
compute
hesaplamak
computer
bilgisayar
computer
kompüter
computer engineering
bilgisayar mühendisliği
computer game
bilgisayar oyunu
computer language
bilgisayar dili
computer literacy
bilgisayar okuryazarlığı
computer network
bilgisayar ağı
computer program
bilgisayar programı
computer programming
bilgisayar programlama
computer science
bilgisayar bilimi
computer science
informatik
computer scientist
bilgisayar uzmanı
computer security
bilgisayar güvenliği
computer virus
bilgisayar virüsü
computerize
bilgisayarlaştırmak
computerize
enformatize etmek
comrade
yoldaş
con
katakulli
con
üçkâğıt
con artist
dolandırıcı
concatenate
zincirleme bağlamak
concave
konkav
concave
içbükey
concave function
konkav fonksiyon
conceal
gizlemek
concealer
kapatıcı
concealer
renk düzeltici
concede
taviz vermek
concede
teslim etmek
concede
ödün vermek
concede
itiraf etmek
concede
taviz vermek
concede
ödün vermek
conceivable
akla uygun
conceivable
düşünülebilir
conceivable
makul
conceive
hamile kalmak
conceive
gebe kalmak
conceive
yaratmak
conceive
anlamak
concentrate
konsantre
concentrate
konsantre olmak
concentration
konsantrasyon
concentration
motivasyon
concentration
konsantrasyon
concentration
derişim
concentration camp
toplama kampı
concentric
eş merkezli
concentric
merkezleri bir
concentric
ortak merkezli
concept
kavram
concept
mefhum
concept
düşünce
concept
fikir
conception
döllenme
conception
aşılanma
conceptualisation
kavramsallaştırma
conceptualize
kavramsallaştırmak
concern
cesaretsizlik
concern
önyargı
concern
şaşkınlık
concern
endişe
concern
kaygı
concern
özen
concert
konser
concert
konser
concertina
konsertina
concerto
konçerto
conch
deniz kabuğu