English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“C” Words

conchoid
konkoid
concierge
uşak
concierge
kapıcı
concierge
odabaşı
concierge
odacı
conciliatory
barıştırıcı
conciliatory
gönül alıcı
conciliatory
uzlaştırıcı
concise
özlü
concise
mucez
conciseness
mucezlik
conciseness
özlülük
conclave
konklav
conclude
bitirmek
conclusion
son
conclusion
sonuç
conclusive
anlaşılan
conclusive
anlaşılmış
conclusive
ikna edici
conclusive
inandırıcı
conclusive
kati
conclusive
kesin
concoct
meczetmek
concoct
tertip etmek
concrete
beton
concrete
dongu
concrete noun
somut ad
concrete noun
somut isim
concurrence
bağdaşma
concurrence
mutabakat
concurrence
eş zamanlılık
concurrency
eş zamanlılık
concurrent
aynı zamanda
concurrent
eş zamanlı
concurrent
çağdaş
concurrent
paralel
concussion
beyin sarsıntısı
condemn
kınamak
condemn
kahretmek
condemn
lanetlemek
condemn
istimlak etmek
condemn
kamulaştırmak
condemnation
mahkumiyet
condense
yoğuşmak
condensed milk
yoğun süt
condenser
kondansatör
condescending
aşağılayıcı
condescension
kibir
condiment
baharat
condiment
çeşni
condition
durum
condition
hâl
condition
şart
condition
koşul
condition
koşul
conditional
koşullu
conditional
şartlı
conditional
koşul bileşik zamanı
conditional
şart bileşik zamanı
conditionality
koşulluluk
conditionality
şartlılık
condolence
taziye
condolence
başsağlığı
condolences
başın sağ olsun
condom
prezervatif
condom
kondom
conductor
orkestra şefi
conductor
şef
conductor
koro şefi
conductor
kondüktör
conductor
iletken
conduit
bağlantı
conduit
bağlantı hattı
conduit
boru hattı
conduit
kanal
conduit
su borusu
conduit
su hattı
conduit
elektrik borusu
conduit
elektrik tesisat borusu
conduit
kablo kanalı
cone
koni
cone
kozalak
cone cell
koni hücresi
confection
konfeksiyon
confection
şekerleme
confectioner
şekerci
Confederate States of America
Amerika Konfedere Devletleri
confederation
konfederasyon
conference
konferans
conference
toplantı
confess
itiraf etmek
confess
günah çıkarmak
confession
itiraf
confession
ikrar
confession
günah çıkarma
confession
itiraf
confession
ikrar
confession
tevbe
confetti
konfeti
confidant
dert ortağı
confidant
sırdaş
confide
güvenmek
confide
sırrını söylemek; açılmak
confide
sırrını söylemek; açılmak
confidence
kendine itimat
confidence
öz güven
confidence
güven
confidence
itimat
confidence
samimiyet
confidence
teklifsizlik
confident
emin
confidential
mahrem
confirm
onaylamak
confirm
tasdik etmek
confirmation
kiliseye kabul töreni
confirmation
konfirmasyon
confirmed
tasdik edilmiş
confiscate
el koymak
confiscation
el koymak
confiscation
haciz
confiscation
müsadere
conflagration
yangın
conflate
birleştirmek
conflict
çatışma
conflict
anlaşmazlık
conform
uymak
conformance
bağdaşma
conformance
görüş birliği
conformance
mutabakat
conformance
uyuşma
conformism
uymacılık
conformist
konformist
conformist
uymacı
conformist
konformist
conformist
uymacı
confound
afallatmak
confound
kafasını karıştırmak
confound
kahretmek
confound
şaşırtmak
confound
ciddileştirmek
confound
kötüleştirmek
confound
kahretmek
confound
utandırmak
confound
boşa çıkarmak
confound
kahretmek
confound
yenmek
confound
yıkmak
confounded
kafası karışmış
confounded
şaşırmış
confoundedly
karmakarışık