English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“F” Words

for your information
bilginize
forage
yem
foraminifer
foraminifer
forbid
yasaklamak
forbid
yasak etmek
forbid
menetmek
forbidden
yasak
forbidden
kadağa
force
kuvvet
force
zorlamak
force
kuvvet
force
zorlamak
force majeure
mücbir sebep
force majeure
fors majör
forced labor
angarya
forced labor
cebri çalıştırma
forced labor
mecburi çalıştırma
forced landing
zorunlu iniş
forceps
pens
Fordism
fordizm
forearm
önkol
foreboding
malum olma
foreboding
sezi
foreboding
önsezi
foreboding
içine doğma
foreboding
kötü his
forebrain
ön beyin
forecast
tahmin
forefather
ata
forefinger
işaret parmağı
forehead
alın
foreign
yabancı
foreign affairs
dış ilişkiler
foreign currency
döviz
foreign debt
dış borç
foreign exchange
uluslararası döviz piyasası
foreign key
yabancı anahtar
foreign language
yabancı dil
foreign minister
dış işleri bakanı
foreign policy
dış politika
foreign policy
dış siyaset
foreigner
yabancı
foreigner
ecnebi
foreigner
çet elli
foreknowledge
önbilgi
foreman
ustabaşı
foremost
ilk
forenoon
kuşluk
forensic
adli
forensic medicine
adli tıp
foreplay
ön sevişme
foresee
öngörmek
foreshadow
belirtisi olmak
foreshadow
haber vermek
foreshadowing
ima etme
foresight
öngörü
foresightful
öngörülü
foreskin
sünnet derisi
foreskin
prepusyum
foreskin
prepüs
foreskin
ön deri
forest
orman
forest
ağaçlandırmak
forest
ormanlaştırmak
forest gardening
orman bahçeciliği
forestage
perde arkası
forestation
ağaçlandırma
forester
ormancı
forester
orman mühendisi
forester
ormancı
forester
yaban
forestry
ormancılık
foreteller
kâhin
foreteller
medyum
forethought
ihtiyat
forever
sonsuza kadar
forever
daima
forever
sonsuza dek
forged
sahte
forged
dövülü
forgery
sahtecilik
forget
unutmak
forget it
boşver
forget it
onu unut
forget it
unut gitsin
forget-me-not
unutmabeni
forgetful
unutkan
forgetfulness
unutkanlık
forgettable
unutulabilir
forgive
affetmek
forgive
bağışlamak
forgiveness
bağışlama
forgiveness
af
fork
yaba
fork
çatal
forklift
kaldırmaç
form
şekil
form
form
form factor
biçim katsayısı
formal
resmî
formal
formel
formal
biçimsel
formal
formel
formal
şeklî
formaldehyde
formaldehit
formality
ciddiyet
formality
formalite
formality
resmiyet
formality
sizlibizlilik
former
önce
former
eski
former
önceki
former
ilk
former Yugoslav Republic of Macedonia
Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti
formerly
bir zaman
formerly
eskiden
formerly
zamanında
formerly
önceden
formerly
bir zaman
formerly
bir zamanlar
formerly
eskiden
formerly
zamanında
formerly
önceden
formic acid
formik asit
formication
karıncalanma
formidable
ürkütücü
formula
formül
formula
bebek formülü
Formula One
Formula 1
Formula One
Formula Bir
formulate
formüle etmek
formulation
formüle etme
Fornax
Ocak
fornication
zina
forsake
terketmek
forsake
bırakmak
forsake
vazgeçmek
forsooth
hakikaten
forswear
yemin etmek
forswear
yalan yere yemin etmek
fort
kale
fort
korugan
fortieth
kırkıncı
fortification
tahkimat
fortified wine
fortifiye şarap
fortified wine
güçlendirilmiş şarap
fortitude
metanet
fortitude
sebat
fortnight
iki hafta
fortnightly
iki haftada bir