English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“F” Words

frame
çerçevelemek
framer
çerçeveci
framework
iskele
framework
karkas
framework
yapı iskelesi
framework
yapı karkası
framework
çatkı
framework
çatık
framework
iskele
framework
karkas
framework
çerceve
France
Fransa
franchise
oy hakkı
franchise
oy verme hakkı
franchise
ayrıcalık
franchise
imtiyaz
franchise
muhafiyet
francium
fransiyum
francolin
turaç
Francophone
Frankofon
Francophone
Frankofon
Frank
Frenk
Frankfurt
Frankfurt
frankincense
akgünlük
frantic
çılgına dönmüş
fraternity
kardeşlik
fraternity
cemiyet
fraternity
dernek
fraternity
birlik
fraternity
kardeşlik
fraternity
erkek öğrenci birliği
fratricide
kardeş cinayeti
fraud
dolandırıcılık
fraught
dolu
fraught
endişeli
fraught
kaygılı
fray
çözülmek
freak
manyak
freak out
çıldırmak
freakish
ucubik
freckle
çil
free
siz
free
sız
free
serbest
free
zorunsuz
free
özgür
free
hür
free
gevşek
free
serbest
free
engellenmemiş
free
boş
free
özgür
free
engellenmemiş
free
özgür
free
bedava
free
serbest bırakmak
free as a bird
kuşlar kadar özgür
free climbing
serbest tırmanış
free kick
frikik
free kick
serbest vuruş
free market
serbest piyasa
free of charge
bedava
free of charge
beleş
free of charge
ücretsiz
free runner
parkurcu
free software
hür yazılım
free software
özgür yazılım
free speech
ifade özgürlüğü
free termineme
bağımsız terimbirim
free up
yer açmak
free verse
serbest nazım
free verse
serbest şiir
free will
özgür irade
free world
özgür dünya
free-diving
serbest dalış
freebie
eşantiyon
FreeCell
FreeCell
freedom
özgürlük
freedom
hürriyet
freedom
serbestlik
freedom
azatlık
freedom
erkinlik
freedom fighter
özgürlük savaşçısı
freedom of the press
basın özgürlüğü
freefall
serbest düşüş
freelance
Açık İş
Freemason
mason
freemium
freemium
freeze
donma
freeze
donmak
freeze
dondurmak
freeze
donmak
freeze pop
meybuz
freezer
buzluk
freezer
dondurucu
freezing
donma
freezing point
donma noktası
French
Fransızca
French
Fransız
French
Fransızlar
French
Fransız
French
Fransızca
French
Fransız
french fries
patates kızartması
French Guiana
Fransız Guyanası
French Guinea
Fransız Ginesi
French Indochina
Fransız Hindiçini
French Indochina
Fransız Çinhindi
French kiss
Fransız öpücüğü
French Polynesia
Fransız Polinezyası
French Republic
Fransız Cumhuriyeti
French Republican Calendar
Fransız cumhuriyetçi takvimi
French Revolution
Fransız Devrimi
French Revolution
Fransız İhtilali
French Riviera
Fransız Rivierası
frenchify
Fransızcalaşmak
frenchify
Fransızcalaştırmak
Frenchman
Fransız
Frenchman
Fransız erkeği
Frenchness
Fransızlık
Frenchwoman
Fransız
Frenchwoman
Fransız kadını
frenetic
hummalı
frequency
frekans
frequency
sıklık
frequency
frekans
frequency modulation
frekans modülasyonu
frequent
sıkça
frequently
düzenli olarak
fresco
fresk
fresh
taze
fresh air
temiz hava
fresh water
tatlı su
freshness
tazelik
freshwater pearl mussel
tatlı su inci midyesi
Freudian slip
Freudyen sürçme
Freudianism
Freudçuluk
friability
gevreklik
friable
ezilgen
friction
sürtünme
friction
sürtüşme
friction
sürtünme
Friday
cuma
fried chicken
kızarmış tavuk
fried egg
sahanda yumurta
friend
arkadaş
friend
dost
friend
ahbap
friend
kanka
friend
tanıdık