English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“H” Words

hard disk
sabit disk
hard disk
sert disk
hard drive
sabit disk
hard hat
baret
hard nut to crack
çetin çeviz
hard rock
hard rock
hard water
sert su
harden
sertleşmek
harden
sertleştirmek
harden
sertleşmek
harden
sertleştirmek
hardhearted
katı yürekli
hardness
zorluk
hardship
zorluk
hardtack
peksimet
hardware
hırdavat
hardware
donanım
hardware description language
donanım tanımlama dili
hardware store
hırdavatçı
hardworking
çalışkan
hare
tavşan
harelip
dudak yarığı
harelip
tavşan dudağı
harem
haremlik
harem
harem
harem
oda
harem
harem
harira
harira
harlequin
arleken
harlot
orospu
harlot
fahişe
harm
zarar
harm
ziyan
harm
hasar
harm
incinme
harmal
üzerlik
harmful
zararlı
harmfulness
zararlılık
harmless
zararsız
harmonic
armonik
harmonic function
harmonik fonksiyon
harmonica
armonika
harmonica
mızıka
harmonicist
mızıkacı
harmonious
uyumlu
harmony
armoni
harmony
ahenk
harmony
uyum
harmony
armoni
harness
koşum
harness
koşmak
harness
koşum geçirmek
harness
koşum takmak
harness
koşmak
harness saddle
eyerlemek
harp
arp
harp
ısrarla belirtmek
harp
ısrarla üzerinde durmak
Harpalyke
Harpalyke
harpoon
zıpkın
harpoon
zıpkınlamak
harpooner
zıpkıncı
harpsichord
klavsen
harquebus
arkebüz
harrow
tırmık
harsh
gaddar
harsh
haşin
harsh
zorlu
harsh
sert
hart
erkek geyik
hart
erkek karaca
Harun
Harun
harvest
rekolte
harvest
hasıla
harvest
hasat
harvest
rekolte
harvest
hasıla
harvest
hasat yapmak
harvester
biçerdöver
harvestman
mücdeci
harvestman
müjdeci
Hasan
Hasan
hash
kuşbaşı
hash
arapsaçı
hash
karmaşa
hash
kare
hash
doğramak
Hashemite Kingdom of Jordan
Ürdün Haşimi Krallığı
hashish
haşhaş
hashish
esrar
hashish
kubar
hashtag
etiket
Hasidic
Hasidi
Hasidism
Hasidizm
Haskovo
Hasköy
hassium
hassiyum
haste makes waste
acele işe şeytan karışır
hastily
aceleyle
hastiness
acelecilik
hasty
aceleci
hat
şapka
hat
başlık
hat
gabbella
hat
kalpak
hat trick
hat trick
hatbrim
siper
hatbrim
siperlik
hatchery
yumurtlatmak
hatchet
balta
hatchet
nacak
hate
nefret etmek
hate
ikrah etmek
hate
iğrenmek
hate
tiksinmek
hate crime
nefret suçu
hate speech
nefret söylemi
hated
karşı çıkılan
hated
menfur
hated
nefret edilen
hateful
iğrenç
hateful
nefret uyandıran
hateful
tiksinç
hateful
iğrenç
hateful
nefret dolu
hatless
şapkasız
hatred
nefret
hatred
iğrenti
hatred
tiksinti
hatter
şapkacı
Hattusa
Hattuşaş
haughtiness
kibir
haulage
nakil
haulage
taşıma
haulage
nakliyecilik
haulage
taşımacılık
haunted
cinli
haunted
perili
haunted house
tekinsiz
Hausa
Hausaca
Havana
Havana
Havana Brown
Havana kedisi
Havanan
Havanalı
have
sahip olmak
have a go
şansını denemek
have a nice day
iyi günler
have a seat
oturmak
have butterflies in one's stomach
diken üstünde oturmak
have fun
iyi eğlenceler
have fun
çok eğlen
have fun
çok eğlenin