English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“H” Words

have fun
eğlenmek
have it in for
kin beslemek
have one foot in the grave
bir ayağı çukurda olmak
have one's hands tied
eli kolu bağlı olmak
have sex
seks yapmak
have sex
sikişmek
have to
-malı
have to
-meli
Hawaii
Hawaii
Hawaiian
Hawaiili
Hawaiian
Hawaii dili
hawfinch
bayağı kocabaş
hawk
doğan
hawk
atmaca
hawk
doğan
hawksbeard
kanak
hawksbeard
kıskı
hawkweed
şahin otu
hawse
loça
hawser
halat
hawthorn
alıç
hay
saman
hay
kuru ot
hay fever
saman nezlesi
hayfork
dirgen
haymow
samanlık
haystack
saman yığını
haystack
tınaz
Hazara
Hazara
hazard
tehlike
hazard
risk
hazard
riziko
hazard
engel
hazard
mani
hazard
mania
hazard
riske etmek
hazard
göze almak
haze
pus
hazel
ela
hazel dormouse
fındık faresi
hazel grouse
kestane rengi orman tavuğu
hazel grouse
dağ tavuğu
hazel grouse
yaban tavuğu
hazelnut
fındık
HDI
İGE
HDL
DTD
he
o
he who laughs last laughs best
son gülen iyi güler
head
baş
head
kafa
head
baş
head
kafa
head honcho
kodaman
head of government
hükûmet başkanı
head of state
devlet başkanı
head voice
kafa sesi
headache
baş ağrısı
headboard
yatak başlığı
headbutt
kafa
headbutt
kafa atmak
header
başlık
header
antet
headhunter
kelle avcısı
headhunter
personel avcısı
heading
başlık
headless
başsız
headlessness
gaflet
headlight
far
headline
başlık
headline
manşet
headlong
kafa üstü
headphone
kulaklık
headphones
kulaklık
headquarters
karargah
heads
tura
heads or tails
yazı tura
headscarf
başörtüsü
headscarf
eşarp
headscarf
makrama
headset
kulaklık
headshot
headshot
headstall
dizgin
headstall
yular
headstrong
dik başlı
headstrong
dik kafalı
headterm
başterim
headwaiter
başgarson
headway
yol alma
headway
zaman fasılası
headway
gelişme
headway
ilerleme
headway
kemer yüksekliği
headway
tavan yüksekliği
headwind
pruva rüzgârı
heal
iyileştirmek
heal
iyileşmek
health
sağlık
health
sıhhat
health
esenlik
health
afiyet
health insurance
sağlık sigortası
healthy
sağlıklı
heap
öbek
hear
duymak
hear
işitmek
hear both sides
her iki tarafı da dinlemek
hear of
duymak
hearing
işiten
hearing
işitme duyusu
hearing
duyma
hearing
işitim
hearing
işitme yetisi
hearing
duruşma
hearing
murafaa
hearing aid
işitme cihazı
hearken
dinlemek
hearken
kulak vermek
hearse
cenaze arabası
heart
kalp
heart
yürek
heart
gönül
heart
dil
heart
kalp
heart
yürek
heart
kupa
heart
kalp
heart attack
kalp krizi
heart attack
miyokardiyal enfarktüs
heart attack
miyokard enfarktüs
heart disease
kalp hastalığı
heart failure
kalp yetmezliği
heart-warming
iç ısıtan
heartache
kalp ağrısı
heartache
yürek ağrısı
heartbeat
kalp atışı
heartbroken
kalbi kırık
heartburn
mide yanması
hearth
ocak
heartlessness
kalpsizlik
heartlessness
merhametsizlik
hearts
kupa
hearts
yürek
heat
ısı
heat exchanger
eşanjör
heat index
ısı indeksi
heat shield
ısı kalkanı
heat stroke
sıcak çarpması
heat up
ısıtmak
heat up
ısınmak
heater
ısıtıcı