English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“I” Words

intersexuality
interseksüalite
interspersed
serpilmiş
interspersed
serpiştirilmiş
interstellar
yıldızlararası
intertwined
birbirine dolanmış
interval
ara
interval
aralık
intervene
araya girmek
intervene
el atmak
intervene
karışmak
intervene
müdahale etmek
intervention
müdahale
interview
mülakat
interview
röportaj
interviewer
röportajcı
intestine
bağırsak
intifada
intifada
intifada
intifaza
intimacy
yakınlık
intimidate
sindirmek
intimidate
yıldırmak
into
içine
into
karşı
intonation
tonlama
intonation
entonasyon
intoxicate
sarhoş etmek
intranet
iç ağ
intransitive
geçişsiz
intransitive verb
geçişsiz eylem
intransitive verb
geçişsiz fiil
intraocular pressure
göz tansiyonu
intrauterine device
spiral
intrauterine device
rahim içi araç
intrauterine device
rahim içi kontraseptif cihaz
intravenously
damardan
intrepid
yılmaz
intrepid
korkusuz
intrepid
gözü pek
intricacy
anlaşmazlık
intricacy
giriftlik
intricacy
karmaşıklık
intricacy
karışıklık
intricate
ince işçilik
intrigue
entrika
intrigue
dolantı
intriguing
ilgi çekici
intriguing
ilginç
intriguing
merak uyandırıcı
intriguing
şaşırtıcı
intrinsically
doğası gereği
introduce
tanıştırmak
introduce
uygulamaya koymak
intron
intron
introspection
introspeksiyon
introspection
iç gözlem
introspection
içe bakış
introspective sort
içgözlemle sıralama
introversion
içe dönüklük
introvert
içe dönük
intruder
davetsiz misafir
intrusion
haneye tecavüz
intrusion
tecavüz
intubate
entübe etmek
intubation
entübasyon
intuition
sezgi
intuition
entüisyon
intuition
görü
intuitionism
sezgicilik
intuitive
sezgili
intuitive
sezgisel
inundate
sel basmak
inundate
su basmak
invadable
işgal edilebilir
invade
istila etmek
invader
işgalci
invalid
geçersiz
invalid
hasta
invalid
yatalak
invalidate
geçersizleştirmek
invalidate
hükümsüz kılmak
invalidated
geçersizleştirilmiş
invalidated
hükmünü kaybetmiş
invariant
değişmez
invariant
sabit
invariant
sabit
invasion
invasyon
invasion
saldırı
invasion
işgal
invasion
müdahale
invasion
tecavüz
invent
icat etmek
invent
uydurmak
invent
yaratmak
invention
buluş
invention
icat
inventor
mucit
inventory
envanter
invert
terslemek
invertebrate
omurgasız
invest
yatırım yapmak
investigation
inceleme
investigation
soruşturma
investigation
tahkikat
investigator
araştırmacı
investigator
araştırıcı
investigator
soruşturmacı
investment
yatırım
investment
envestisman
investor
yatırımcı
investor
sermayedar
invigorate
canlandırmak
invigorate
hayat bulmak
invigorate
kuvvetlendirmek
invincible
yenilmez
invincible
yenilmez
invisibility
görünmezlik
invisible
görünmez
invisible hand
görünmez el
Invisible Pink Unicorn
Görünmez Pembe Tekboynuz
invitation
davet
invitation
çağrı
invitation
çağrıma
invitation
davetiye
invite
davet etmek
invite
çağırmak
invite
davet etmek
inviter
davetçi
invoice
fatura
involuntary muscle
istemsiz kas
Ioannina
Yanya
IOC
UOK
iodide
iyodür
iodine
iyot
iodoform
iyodoform
ion
iyon
Ionia
İyonya
Ionian Sea
İyon Denizi
ionic bond
iyonik bağ
ionosphere
iyonosfer
Iowa
Iowa
IPA
UFA
iPhone
iPhone
iPod
iPod
iqama
kamet
Iran
İran
Iranian
İranlı
Iranian
İranlı
Iraq
Irak
Iraqi
Iraklı
irascible
asabi