English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“I” Words

inorganic chemistry
inorganik kimya
input
girdi
Inquisition
engizisyon
insane
deli
insanely
delicesine
insanity
delılıq
inscribe
kakmak
inscribe
kazımak
inscribe
yazmak
inscription
yazıt
inscription
kitâbe
inscription
yazı
inscription
yazı
inscription
ithaf
inscrutable
anlaşılmaz
inscrutable
esrarlı
inscrutable
esrârengiz
inscrutable
gizemli
insect
böcek
insect
haşere
insecticide
insektisit
insectivore
böcekçil
insecure
emniyetsiz
insecure
güvensiz
insecure
tehlikede
inseminate
döllemek
insensate
duygusuz
insensate
ruhsuz
insensate
anlamsız
insensate
duygusuz
insensate
gaddar
insensate
hissiz
insensate
kalpsiz
insensate
katı yürekli
insensate
kıyıcı
insensate
duyarsız
insensitive
duygusuz
insensitive
hissiz
insensitive
anlayışsız
insensitive
duygusuz
insensitive
katı
insensitive
katı yürekli
insert
sokmak
inshallah
inşallah
inshore
kıyıya yakın
inshore
kıyıya doğru
inside
içerisinde
inside
sınırları içinde
inside
içinde
inside
-e doğru
inside
içeri
inside
inside joke
inside joke
insidious
sinsice
insignificant
anlamsız
insignificant
ehemmiyetsiz
insignificant
manasız
insignificant
önemsiz
insincere
samimiyetsiz
insincerity
samimiyetsizlik
insipidness
lezzetsizlik
insipidness
tatsızlık
insist
ısrar etmek
insist
bastırmak
insist
yinelemek
insist
üstelemek
insole
tabanlık
insomnia
uykusuzluk
insouciant
dinç
inspection
teftiş
inspector
müfettiş
inspector
komiser
inspector
müfettiş
inspiration
ilham
inspire
esinlemek
inspire
ilham vermek
instability
dengesizlik
Instagram
Instagram
install
indirmek
installation
enstalasyon
installation
kurulum
installation
enstalasyon
installment
taksit
instant
acil
instant
şipşak
instant
hazır
instant
an
instant coffee
hazır kahve
instant noodle
hazır erişte
instantiation
örnekleme
instantly
anında
instantly
derhâl
instantly
hemen
instantly
tezden
instead
yerine
instead of
yerine
instigator
fitneci
instigator
kışkırtıcı
instill
aşılamak
instill
damla damla akıtmak
instill
damlatmak
instinct
içgüdü
instinct
insiyak
instinct
sevkitabii
institute
enstitü
institution
kurum
institution
müessese
institution
kuruluş
institutionalize
yatırmak
instrument
alet
instrument
enstrüman
instrumental
aletli
instrumental
aletsel
instrumental
enstrümantal
instrumental
enstrümental
instrumental
aletli
instrumental
aletsel
instrumental
enstrümantal
instrumental
enstrümental
instrumental case
araç durumu
instrumental case
araç hâli
instrumental case
enstrümantal
insulator
yalıtkan
insulin
insülin
insulin resistance
insülin direnci
insult
hakaret
insult
aşağılama
insult
aşağılama
insult
eziyet
insult
hakaret etmek
insult
aşağılamak
insurance
sigorta
insurance
sigortacılık
insurance company
sigorta şirketi
insurance fraud
sigorta dolandırıcılığı
insurance policy
sigorta poliçesi
insure
sigorta etmek
insurer
sigortacı
insurgency
isyan
insurgent
isyancı
insurmountable
aşılamaz
intact
bütün; dokunulmamış; zarar görmemiş; sağlam
integer
tam sayı
integer
adedimürettep
integrable
integrallenebilir
integrable function
integrali alınabilen fonksiyon
integral
integral
integrality
bütünsellik
integrated
bütünleşik
integrated
entegre