English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“L” Words

leapfrog
atlambaç
leapfrog
birdirbir
leapfrog
uzuneşek
learn
öğrenmek
learn one's lesson
akıllanmak
learn one's lesson
uslanmak
learned
öğrenilmiş
learning
öğrenme
learning disability
öğrenme güçlüğü
leash
tasma
least common multiple
ortak katların en küçüğü
least weasel
gelincik
leather
deri
leather
deri
leatherback
deri sırtlı deniz kaplumbağası
leave
izin
leave
bırakmak
leave
çıkmak
leave alone
bırakmak
leave alone
rahat bırakmak
leave alone
yalnız bırakmak
leave me alone
beni rahat bırak
leave me alone
beni rahat bırakın
leave me alone
beni yalnız bırak
leave me alone
beni yalnız bırakın
leave me alone
gidin başımdan
leave me alone
git başımdan
leave someone high and dry
dımdızlak ortalıkta bırakmak
leave someone in the lurch
ortada bırakmak
leave someone in the lurch
ortada komak
leave someone on read
görüldü atmak
leave someone to their own devices
kendi haline bırakmak
leaven
maya
Lebanese
Lübnanlı
Lebanese Republic
Lübnan Cumhuriyeti
Lebanon
Lübnan
leblebi
leblebi
lechery
zamparalık
lechery
çapkınlık
lechery
şehvet düşkünlüğü
lecithin
lesitin
lectern
kürsü
lecture
ders
lecture
konferans
lecture
ders anlatmak
lecture
fırça atmak
lecture
haşlamak
lecturer
lektör
ledger
kasa defteri
ledger
muhasebe defteri
ledger
ana muhasebe defteri
ledger
defterikebir
lee
masun
lee
boca
leech
sülük
Leeds
Leeds
leek
pırasa
leeward
rüzgâraltı
left
sol
left
sol
left and right
önüne gelen
left out
önün dışında
left-handed
solak
left-hander
solak
leftist
solcu
leftover
artakalan
leftover
artık yemek
leftover
fazladan
leftover
kalan, artan (yemek)
leg
bacak
leg
ayak
leg warmer
tozluk
legacy
miras
legal
adli
legal
hukuki
legal
tüzel
legal
hukuksal
legal
yasal
legal
yasal
legal
meşru
legal
kanuni
legal person
tüzel kişi
legalize
yasallaştırmak
legally binding
kesinleşmiş
legato
legato
legend
efsane
legend
söylence
legend
efsane
legend
kahraman
legend
lejant
legend
efsane
legendary
efsanevi
legendary
destansı
legerdemain
el çabukluğu
legibility
okunaklılık
legible
okunaklı
legion
lejyon
legislation
yasama
legislation
kanun
legislator
yasa koyucu
legitimacy
haklılık
legitimate
meşru
legitimate
mantıklı
legitimate
yerinde
legitimate
gerçek
legitimate
hakiki
legitimate
sahici
legitimize
meşrulaştırmak
legume
baklagil
legume
bakliyat
Leipzig
Leipzig
Lemnos
Ilımlı
Lemnos
Limni
lemon
sulu zırtlak
lemon
limon
lemon
cıcık
lemon
limon rengi
lemon
limoni
lemon
suluzırtlak
lemon
zıvrak
lemon
limon
lemon
limon ağacı
lemon
limon rengi
lemon
limoni
lemon
limon rengi
lemon
limoni
lemon
dandik
lemon
limon rengi
lemon
limoni
lemon balm
limon otu
lemon balm
acemotu
lemon balm
kovan otu
lemon balm
limon nanesi
lemon balm
melisa otu
lemon balm
oğul otu
lemon juice
limon suyu
lemon squeezer
limonluk
lemonade
limonata
lemonade
gazoz
lemonade
limonlu gazoz
lemonary
limonluk
lemongrass
Hint limon otu
lemur
maki
Lena
Lena
lend
borç vermek
lend
ödünç vermek
lend
iğreti vermek
length
uzunluk
length
boy
lengthy
upuzun