English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“L” Words

libel
hakaret etmek
libel
iftira etmek
libel
karalamak
liberal
cömert
liberal
eli açık
liberal
açık fikirli
liberal
açık görüşlü
liberal arts
liberal sanatlar
liberal arts
özgür sanatlar
liberalism
liberalizm
liberate
serbest bırakmak
liberation
kurtuluş
liberation
liberasyon
liberation
özgürleştirme
Liberia
Liberya
libertarian socialism
liberteryen sosyalizm
libertarian socialism
özgürlükçü sosyalizm
liberty
özgürlük
liberty
hürriyet
libido
libido
libido
cinsel dürtü
libido
cinsellik içgüdüsü
libido
şehvet
Libra
Terazi
librarian
kütüphaneci
librarian
bibliyotekçi
librarian
kütüphaneci
librarianship
kütüphanecilik
library
kütüphane
library science
kitaplık bilimi
libre
özgür
Libya
Libya
Libyan
Libyalı
Libyan Arabic
Libya arapçası
license
lisans
license
ruhsat
license
lisans
license plate
plaka
licensed
lisanslı
lichen
liken
lick
yalamak
lick
yalamak
lick
somurmak
licorice
meyan
lid
kapak
lie
yalan
lie
palavra
lie
martaval
lie
yatmak
lie
uzanmak
lie
yalan söylemek
lie
uydurmak
lie detector
yalan makinesi
lie down
yatmak
lie in wait
pusmak
lie in wait
pusu kurmak
lie in wait
pusuya yatmak
Liechtenstein
Lihtenştaynlı
Liechtenstein
Lihtenştayn
Liechtensteiner
Lihtenştaynlı
Liège
Liège
lieutenant
teğmen
lieutenant colonel
yarbay
life
yaşam
life
hayat
life
ömür
life
dirim
life
hayat
life
yaşam
life belt
can simidi
life cycle
yaşam döngüsü
life expectancy
yaşam beklentisi
life insurance
hayat sigortası
life preserver
can simidi
life raft
filika
lifeguard
cankurtaran
lifeless
cansız
lifelessness
cansızlık
lifelike
canlı gibi
lifespan
ömür
lifestyle
yaşam biçimi
lifestyle
yaşam tarzı
lifetime
ömür
lifetime
yaşam
lift
asansör
lift
götürge
lift
kaldırmak
lift
yükseltmek
lift
hırsızlık yapmak
lift
yürütmek
lift
çalmak
lift a finger
parmağını bile kıpırdatmamak
liftoff
kalkış
liftshaft
asansör boşluğu
ligament
bağ
ligament
bağdoku
ligament
ligaman
ligament
ligament
ligase
ligaz
ligase
ligazlar
ligature
birleştirmeli yazım
light
soluk
light
açık
light
hafif
light
yeğni
light
hafif
light
ışık
light
aydınlık
light
aydınlatmak
light
yakmak
light bulb
ampul
light hour
ışık saati
light source
ışık kaynağı
light year
ışık yılı
light-emitting diode
ışık yayan diyot
lighten
hafifletmek
lighter
çakmak
lighthouse
fener
lighthouse
deniz feneri
lighthouse
fener kulesi
lighthouse keeper
fenerci
lighting
aydınlatma
lighting
ışıklandırma
lightness
hafiflik
lightning
şimşek
lightning
yıldırım
lightning rod
paratoner
lightning rod
yıldırımsavar
lightning strike
yıldırım
lightsaber
ışın kılıcı
lightspeed
ışık hızı
lignify
odunlaşmak
lignite
linyit
like
ca
like
ce
like
imsi
like
si
like
su
like
like
benzer
like
gibi
like
hoşlanmak
like
sevmek
like
beğenmek
like
hoşuna gitmek
like
sevmek
like
hoşlanmak
like a bull in a china shop
züccaciye dükkanına giren fil gibi
like a bull in a china shop
züccaciye dükkanına giren fil gibi
like a man
adam gibi