English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“O” Words

oilcloth
muşamba
oiliness
yağlılık
oily
yağlı
oily
yağsı
oily
yağımsı
ointment
merhem
oiran
oiran
Ojibwe
Ojibva dili
Ojibwe
Ojibvaca
Ojibwe
Anişinaabe
Ojibwe
Ojibva
Ojibwe
Çippeva
OK
olur
OK
peki
OK
tamam
OK
idare eder
OK
iyimsi
OK
kabul edilebilir
OK
güzel
OK
iyi
OK
doğru
OK
okey
OK
oldu
OK
peki
OK
tamam
OK
tamam o zaman
OK
tamam
OK
okey
OK
onay
OK
tamam
OK
kabul etmek
OK
onaylamak
OK
TAMAM
okapi
okapi
Okazaki fragment
Okazaki parçası
Okinawan
Okinawaca
Oklahoma
Oklahoma
okra
bamya
old
eski
old
yaşlı
old
yaşlı
old
eski
old
yaşında
old
eski
old
önceki
old
eski
old age
yaşlılık
Old Armenian
Eski Ermenice
Old Church Slavonic
Eski Kilise Slavcası
Old English
Eski İngilizce
Old Georgian
Eski Gürcüce
old habits die hard
can çıkar huy çıkmaz
Old High German
Eski Yüksek Almanca
Old Irish
Eski İrlandaca
Old Japanese
Eski Japonca
Old Korean
Eski Korece
old man
ihtiyar
Old Norse
Eski Norsça
Old Testament
Eski Ahit
Old Turkic
Göktürkçe
old wives' tale
kocakarı hikayesi
old woman
teyze
Old World
Eski Dünya
old-fashioned
eski kafalı
old-fashioned
eski moda
old-fashioned
modası geçmiş
old-growth forest
bakir orman
older brother
abi
older brother
ağabey
older sister
abla
oldness
yaşlılık
oleander
zakkum
oleander
ağı ağacı
oleaster
iğde
olfaction
koku alma duyusu
olfaction
koku duyusu
olfaction
olfaksiyon
oligarch
oligark
oligarchy
oligarşi
oligopoly
oligopol
oligosaccharide
oligosakkarit
olive
zeytin
olive branch
zeytin dalı
olive grove
zeytinlik
olive oil
zeytinyağı
olive tree
zeytin ağacı
Olivier salad
Amerikan salatası
Olivier salad
Rus salatası
Olympiad
Olimpiyat
Olympic
olimpik
Olympic Games
Olimpiyat Oyunları
Olympic Winter Games
Kış Olimpiyatları
Olympics
olimpiyat
Olympus
Olimpos
Oman
Umman
Omani
Ummanlı
Omar
Ömer
omasum
kırkbayır
ombudsman
ombudsman
ombudsman
kamu denetçisi
omega
omega
omelette
omlet
omelette
kaygana
omicron
omikron
ominous
uğursuz
ominous
kara
ominous
meşum
omission
atlamak
omission
unutmak
omission
ihmal etmek
omit
hariç bırakmak
omit
ihmal etmek
omnibus
otobüs
omnibus
seçmeler
omnipotent
muktedir
omphalocele
omfalosel
on
üstünde
on an empty stomach
aç karnına
on behalf of
namı hesabına
on behalf of
namına
on foot
yayan
on good terms
içli dışlı
on good terms
sıkı fıkı
on impulse
fevri bir şekilde
on paper
kağıt üstünde
on pins and needles
diken üstünde
on purpose
kasten
on purpose
bile bile
on purpose
bilerek
on purpose
kasıtlıca
on sight
görür görmez
on strike
grevde
on the fly
uçarken
on the fly
anında
on the fly
hazırlıksız
on the lookout
arayışında
on the lookout
peşinde
on the loose
firari
on the other hand
ancak
on the other hand
diğer taraftan
on the other hand
diğer yandan
on the other hand
gel gelelim
on the other hand
ne var ki
on the tip of one's tongue
dilin ucunda olmak
on time
vaktinde
on time
zamanında
onanism
onanizm
once
bir defa
once
bir kez
once