English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“O” Words

once again
yeniden
once again
bir daha
once again
bir kez daha
once again
tekrar
once and for all
nihai olarak
once and for all
son olarak
once bitten, twice shy
sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer
once in a blue moon
kırk yılda bir
once upon a time
bir varmış, bir yokmuş
oncilla
kaplan kedisi
oncologist
onkolog
oncologist
kanserbilimci
oncology
onkoloji
oncotic
onkotik
one
bir
one
bir
one
biri
one
birini
one and a half
bir buçuk
one another
birbirine
one another
birbirini
one by one
teker teker
one by one
birer birer
one day
bir gün
one fell swoop
bir kalemde
one fell swoop
tek hamlede
one for all, all for one
birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için
one hundred million
yüz milyon
one hundred percent
yüzde yüz
one hundred percent
yüzde yüz
one moment, please
bir dakika lütfen
one moment, please
bir saniye lütfen
one o'clock
saat bir
one of a kind
eşi benzeri olmayan
one of a kind
türünün tek örneği
one way or another
öyle ya da böyle
one-eyed
tek göz
one-handedness
tek elli olma
one-night stand
tek gecelik ilişki
Onega
Onega Gölü
oneness
birlik
onerous
ağır
onerous
eziyetli
onerous
güç
onerous
külfetli
onerous
sıkıntılı
onerous
zahmetli
oneself
kendi başına
oneself
kendi kendine
oneself
öz başına
oneshot
tek atmak
oneshot
teklemek
onesie
bebek tulumu
onigiri
onigiri
oniomania
onyomani
onion
soğan
onion fly
soğan sineki
onion ring
soğan halkası
online
çevrimiçi
online
açık
online
online
online
çevrim içi
online
çevrim içi
onlooker
seyirci
only
sadece
only
tek
only
tek
only
sade
only
sadece
only
yalnızca
only
bir tek
only
sadece
only
yalnızca
only child
tek çocuk
onomatopoeia
onomatope
onomatopoeia
yansıma sözcük
onscreen
ekran
onslaught
saldırı
onslaught
taarruz
Ontario
Ontario
onto
üstünde
onto
üstüne
ontology
ontoloji
ontology
varlık felsefesi
onus
sorumluluk
onus
yük
onyx
oniks
oogenesis
oogenez
ooh
ooh
oo
ooh
oy
oophorectomy
ooforektomi
oops
aman
oops
ay
oops
eyvah
oops
hop
oops
hoppala
oops
tüh
Oort Cloud
Oort Bulutu
opal
opal
opaque
opak
opaque
donuk
opaque
mat
open
açık
open
açmak
open day
herkese açık davet
open fire
ateş açmak
open house
herkese açık davet
open letter
açık mektup
open sesame
açıl susam açıl
open sesame
açıl susam
open sesame
açıl susam açıl
open source
açık kaynak
open source
açık kaynak yazılım
open world
açık dünya
open-air museum
açık hava müzesi
open-ended
açık uçlu
open-minded
açık fikirli
open-minded
geniş
open-source
açık kaynak
openable
açılabilir
opener
açacak
opening ceremony
açılış töreni
opening speech
açılış konuşması
openly
açıkça
openwork
ajur
opera
opera
opera singer
opera şarkıcısı
operand
işlenen
operant conditioning
edimsel koşullanma
operant conditioning
operant koşullanma
operating room
ameliyathane
operating room
ameliyat salonu
operating system
işletim sistemi
operation
çalışma
operation
işleyiş
operation
çalışma
operation
operasyon
operation
ameliyat
operation
cerrahî müdahale
operation
işlem
operation
harekât
operator
operatör
operetta
operet
Ophelia
Ofelya
ophiophobia
ofidiyofobi
ophthalmologist
göz doktoru
ophthalmologist
göz bilimci
ophthalmologist
gözbilimci
ophthalmology
gözbilim