English dictionary, thesaurus, translations & etymology
FreeDict.com

English–Turkish Dictionary

Translate English words into Turkish, and Turkish into English. Each entry shows gender, part of speech, example sentences and how the word is actually used — not just a bare equivalent.

Browse A–Z

a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z

“E” Words

Enkidu
Enkidu
enlargement
büyüme
enlighten
aydınlatmak
enlighten
bilgilendirmek
enlightened
aydın
enlightened
bilinçli
enlightened
farkında
Enlightenment
Aydınlanma
enlightenment
aydınlanma
enmity
düşmanlık
enmity
adavet
enmity
hasımlık
enmity
husumet
enmity
yağılık
enneadecagon
ondokuzgen
ennui
bezginlik
ennui
buhran
ennui
bunaltı
ennui
bunluk
ennui
bıkkınlık
ennui
melal
enormous
kocaman
enough
yeter derecede
enough
yeteri kadar
enough
yeterince
enough
yeterince
enough
yeterli
enough
yeter!
enqueue
sıralamak
enrichment
zenginleşme
enrollment
kaydolmak
ensue
ardından gelmek
ensue
doğmak
ensue
izlemek
ensue
sonradan gelmek
ensue
sonucu olmak
ensue
takip etmek
ensure
emin olmak
ensure
garantiye almak
ensure
güvence vermek
ensure
sağlamak
ENT
KBB
entangle
dolanmak
entangle
takılmak
entanglement
karışma
entanglement
yer alma
Enter
enter
enter
girmek
enter
işlemek
enteritis
enterit
enterprise
şirket
entertainment
eğlence
enthalpy
entalpi
enthalpy
ısı kapsamı
enthronement
taçlandırma
enthusiasm
heves
enthusiasm
şevk
enthusiasm
coşku
enthusiastic
hevesli
entice
ayartmak
entice
cezbetmek
entire
bütün
entire
tam
entire
yekpare
entirety
bütünlük
entitle
ünvan vermek
entitle
izin vermek
entitle
yetkilendirmek
entitle
adlandırmak
entomb
defnetmek
entomb
gömmek
entomo-
entomo-
entomologist
böcekbilimci
entomologist
entomolog
entomologist
entomolojist
entomology
entomoloji
entomology
böcekbilim
entourage
anturaj
entr'acte
antrakt
entrance
giriş
entrance
giriş
entrance
girme
entrecôte
antrikot
entrepreneur
girişimci
entrepreneur
müteşebbis
entrepreneur
atılımcı
entrepreneurship
girişimcilik
entropy
entropi
entrust
emanet etmek
entry
giriş
entry
kapı
entwist
burmak
entwist
bükmek
entwist
kıvırmak
entwist
sarmak
entwist
örmek
enunciate
beyan etmek
enunciate
bildirmek
enunciate
ilan etmek
envelope
zarf
envious
kıskanç
environment
doğal çevre
environment
çevre
environment
çevre
environmental
çevresel
environmental science
çevre bilimi
environmentalism
çevrecilik
environmentalist
çevreci
environmentally friendly
çevre dostu
envisage
öngörmek
envoy
elçi
envy
kıskançlık
envy
haset
envy
kıskanmak
enzyme
enzim
EOKA
EOKA Terör Örgütü
eon
sonsuzluk
epee
epe
epenthesis
türeme
ephedrine
efedrin
ephemeral
efemera
ephemeris
efemeris
ephemeris
gök günlüğü
Ephesus
Efes
epic
epik
epic
destan
epicrisis
epikriz
Epicureanism
Epikürcülük
Epicurus
Epikür
epidemic
salgın
epidemic
epidemi
epidermis
epiderm
epidermis
üst deri
epidermis
epiderm
epidermis
üst deri
epidermis
epidermis
epididymis
epididimis
epididymitis
epididimit
epiglottis
epiglot
epiglottis
epiglottis
epiglottis
gırtlak kapağı
epigraphy
epigrafi
epigraphy
yazıt bilimi
epilation
epilasyon
epilator
epilasyon aleti
epilator
epilasyon cihazı
epilator
epilatör
epilepsy
epilepsi
epilepsy
sara
epilepsy
tutarık